Aşkın Gücünü Keşfetmek: Sevdiğinizin Fotoğrafları Acınızı Hafifletebilir
Eminim birçoğumuz sosyal medyada insanların sevdikleriyle fotoğraflarına rastladınız veya kimbilir belki siz de bir fotoğraf paylaştınız. Peki, sevdiklerinizin fotoğraflarına bakmanın neden daha iyi hissettirdiğini hiç merak ettiniz mi? Meğerse, bu his sadece içimizi ısıtan bir duygu değilmiş – En azından bilimin söylediği kadarıyla! 🧠💖
Yeni bir romantik ilişkinin başlangıç aşamaları, yoğun bir şekilde mutluluk, iyi hissetme ve romantik partnerle meşguliyet ile karakterize edilir. Araştırmacılar, insanların beyinlerini nörogörüntüleme teknikleri ile inceledi ve bu neşeli hislerin beynin ödül sistemiyle ilişkilendirildiğini kanıtladı. Ayrıca, yeni bir romantik ilişkinin erken dönemlerinde beynimizin diğer bazı belirli bölgelerini aktive olduğunu ve partnerimize karşı yoğun mutluluk hislerini tetiklediğini de belirtildi. Bu aşk dolu beyin aktivitesi aslında bize acıyla başa çıkmamızda yardımcı olabilir! En azından hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar bu fikri işaret etti, beynin ödül sisteminin aktive edilmesinin acıyı ciddi şekilde azaltabileceği görüldü. İnsanlara geçiş yaptığımızda ise işte karşınızda sevgilinizin resimlerine bakmanın acıyı hafifleteceğini gösteren deneysel kanıtlar. 📸💆♂️
Bir çalışmada, ilişkilerinin erken dönemlerindeki aşıklar bazı rahatsızlıklara maruz bırakıldı (orta düzeyden yüksek derecede termal ağrıları düşünün). Ancak, romantik partnerlerinin fotoğraflarına baktıklarında, acı sihirli bir şekilde hafifledi. (Romantik bir partnerin resimlerini izlerken lateral orbitofrontal korteks, amigdala ve dorsolateral prefrontal korteks de dahil olmak üzere çeşitli ödül işleme bölgelerinde daha fazla artan aktivite ile ilişkilendirildi). Bu sadece dikkatin etkisi değildi; beyinde belirli zevk ve ödül merkezlerinin aktive olmasıyla gerçekleşti (Younger et al., 2010). Özetle, sonuçlar, nöral ödül sistemlerinin farmakolojik olmayan yollarla aktivasyonunun ağrı deneyimini azaltabileceğini göstermektedir.
Kısacası, çalışma beynimizin içinde doğal bir rahatlama mekanizması olduğunu öne sürüyor – ve bu sevdiklerimiz tarafından aktive ediliyor. Yani, biraz ağrı hissettiğinizde belki de doğal bir moral bulmanız için partnerinizin fotoğrafına bir göz atmak yeterli olabilir! 😌🌈 #Aşkİyileştirir
Biraz Ruh Sağlığı Açısından Kendimize İyi Gelen Unsurlardan Bahsedelim:
Bugün, Psikolog Pınar Sabancı’nın Özbakım rutinlerimiz ile ilgili yapmış olduğu podcast’ inde değindiği birkaç önemli nokta hakkında konuşmak istiyorum.
Dilimizde sıkça kullandığımız bir tabir var: “Kendine iyi bak”. Fakat, ne yazık ki, kendine bakmak ifadesi genellikle cilt bakımı, beden sağlığı ve saç bakımı gibi bedensel unsurlarla ilişkilendirilir, ancak aslında zihni ve ruhu beslemek, kendine iyi bakmanın temelidir.
Bu noktada, hayati bir unsurun kendimize vakit ayırmak olduğunu vurgulamak önemlidir. Ruhumuzu olumlu yönde etkileyen şeylerden bir rutin oluşturabilmek, kendimize iyi bakmanın temelini oluşturur. Ancak, kendimize iyi bakmak, kendimizi öncelendirmek anlamına gelir. Bu, toplumda bazen bencil davranmak veya gereksiz bir konuyla ilgilenmek gibi algılanabilir, ancak aslında her bireyin kendini önceliklendirmeyi hak ettiği, hatta gerektiği bir gerçektir.
Bilimsel çalışmalar, kendimizi daha iyi hissetmek için uygulayabileceğimiz bazı öneriler sunmaktadır. Ancak belirtmekte fayda var ki, bu öneriler herkesin hayatında çığır açacak şeyler olmayabilir; çünkü çoğu zaman bu öneriler zaten bilincimizdedir, ancak uygulamakta zorlanırız. Psikoloji açısından, anlık konfor sağlayan şeyleri tercih etme eğilimindeyiz, ancak uzun vadede bize fayda sağlamayan şeylerdir. Örneğin, sigara içmek. Sigara, nikotin içeriği nedeniyle beyinde dopamin salınımını artırarak anlık bir ödül hissiyatı yaratır. Fakat uzun vadede zararları saymakla bitmez.
Peki gelelim bilimsel çalışmalara; günlük 7-8 saat kaliteli bir uyku, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite. Kulağa klişe olarak gelen bu unsurların zihin ve ruh sağlığımız önemi büyüktür. Bu, bedenimizin sağlıklı bir temele sahip olması için gereklidir. Uzun vadeli düzenli egzersiz ve spor, ruh sağlığına önemli katkılar sağlar. Bu temel unsurlara gelecekteki yazılarımda teker teker mercek altına almak istiyorum. Fakat şimdilik, izninizle, önemli bir hatırlatma yaparak burada bitirmek istiyorum.
Hayatımıza bu unsurları entegre etmeye çalışırken kendimizi eleştirmek ve hedeflendiği de ulaşılamayan günlerde suçlamamak önemlidir. Bu, anlayışlı bir yaklaşım benimsemekle mümkündür. Aynı zamanda, hayatımızda bu unsurların eksik olduğu durumlarda, küçük adımlarla hedef koymak ve bu hedeflere gerçekçi bir şekilde ilerlemek, sağlam temeller oluşturacaktır.
Bu düşüncelerle, sizlere kendinize iyi bakmanızı öneriyorum. Unutmayın, küçük adımlar büyük değişimlere yol açabilir. Görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!